Son Yazılar

Endüstri 4.0 ile Bağlı Cihazlar İş Dünyasını Değiştiriyor

Endüstri 4.0 ile Bağlı Cihazlar İş Dünyasını Değiştiriyor

Endüstri 4.0 Şirketlere Neler Sunuyor?

Endüstri 4.0, enerji, kaynak ve çevreye ilişkin kısıtlamaların, sosyal ve ekonomik etkileriyle baş edecek çözümler üretmeyi amaçlıyor. Bu noktada şirketlerin gelir sağlama ve büyümeyi gerçekleştirme hedeflerinin, uzun vadeli bir perspektife oturtulması gerekiyor. Endüstri 4.0 ile işletmeler, üretim, servis ve sosyal medyadan gelecek veriyi anlamlı hale getirerek, ürün ve hizmetlerini en hızlı şekilde iyileştirme imkanına sahip oluyor. Pazarın hızla değişen dinamiklerine anında uyum sağlayan şirketler, gerekli güncellemelerle ürün yaşam sürelerini daha uzun tutarak pazardaki varlığını koruyor. Özellikle satış ve üretim katları arasında görev alan akıllı nesneler, bu iki birimin daha iyi entegre olmasını sağlıyor. Tüketicilerin beklentisi günümüzde kişiye özel hazırlanmış ürün ve hizmetler seviyesine gelmişken, akıllı nesneler bu hizmeti ekstra maliyet altına girmeden gerçekleştirebilecek nitelikte. Üretimde dijital dönüşüm bu noktada daha hızlı tasarım ve üretim süreçleri vadediyor.

Dijitalleşen tedarik zincirleri, olası ihtiyaçları önceden ve kesin olarak ilgili yöneticilere aktarırken, bu bağlamda verimlilik arttığı gibi inovasyon hızı da yükseliyor. Üreticiler, ihtiyaç fazlası ürünleri ya da kullanılmayan ekipmanları kolayca tespit ederek satışa çıkarabiliyor ve işletme için yeni bir gelir kalemi oluşturabiliyor.

 

İnsan Odaklı Çalışma Hayatı

 Dördüncü Sanayi Devrimi ya da Endüstri 4.0, günümüzde ortaya çıkan Nesnelerin İnterneti, büyük veri, 3D baskı ve benzeri teknolojilerin hayatlarımıza etkisinin en azından buharlı makinelerin icadı kadar güçlü olacağı iddiasını taşıyor. Öyle ki makinelerin akıllı hale gelmesiyle birlikte çalışanların mesailerinin günümüze kıyasla çok daha hafifleyeceği bir gerçek. Fabrika işçilerini, makineleri ve üretim hattını gözlemleyen koordinatörlere dönüştürecek olan Endüstri 4.0 ile sabit vardiyalar yerini işçilerin tercihlerine göre kendi kendine organize olabilen kapasite planlamalarına bırakacak. Böylelikle çalışanların iş ve hayat dengesinde iyileşmeler yaşanacak.

 

Dijital Dönüşüm Çağı

 Dijital dönüşümün en büyük yansıması üretimde ve iş dünyasında meydana geliyor. Artık insan gücünün değil, insan zekâsının önem kazandığı bir çağa ayak bastık. Makinelerin birbiriyle haberleşerek muntazam bir şekilde iş süreçlerini gerçekleştirecekleri bu yeni dönemde, insanın rolü çoğunlukla kontrol ve geliştirme noktasında olacak. Dönüşüme fayda sağlayan veya çeşitli geliştirmeler yapan aracı sistemler ise yeni dijital dönemin önemli aktörleri haline gelecek. Güvenlik, veri depolama, kontrol sistemleri, farklı bileşenler arasında entegrasyon gibi ihtiyaçlara karşılık veren uygulamalar, dijital dönüşümün kritik basamakları olacak.

 

Gelecek 3 Yıl Geçmiş 50 Yıldan Daha Kritik

Günümüzde şirketlerin iş modelleri ve ürünleri tamamen müşteri deneyimi ile şekillenir hale geldi. Bu noktada hızlı geri dönüş almak ve tüketici davranışlarını incelemek büyük önem taşıyor. Araştırmalara göre CEO’ların %72’si, müşteri deneyiminin belirleyiciliğini vurgulayarak gelecek 3 yılın geçmiş 50 yıldan daha kritik olduğu görüşünde birleşiyor. Zira yakın gelecek, öğrenen makineler, bulut, Blockchain, Her Şeyin İnterneti (Internet of Everything) gibi yeni teknolojilerden beslenen iş modellerine gebe.

Verinin her daim erişilebilir hale gelmesi, dijital dönüşümün temelini oluşturuyor. İnternet ile donanarak dönüşen nesneler, öğrenen makineler, yapay zekâ, 3D baskı, sezgisel teknolojiler ve

“akıllı” ürünlerle birlikte çevremizdeki hemen her şey “zekâ kazandı”. Bu kazanım, hayal edilemeyecek bir veri potansiyelini de beraberinde getiriyor. Veriyi işletmek, anlamlandırarak değere dönüştürmek, takip etmek, ölçmek ve korumak artık kritik önem taşıyor. 2020’de insan nüfusunun 8,3 milyar olması beklenirken, internete bağlı nesne sayısı (akıllı telefonlar, bilgisayar vb. dahil) 24 milyar olacak. Beraberinde Nesnelerin İnterneti kavramı, Her Şeyin İnterneti kavramına doğru evrim geçirecek. Öyle ki sadece nesneler değil, sürece insanlar da dahil olarak insanlarla nesneler arasında doğrudan iletişim kurulacak. Dijital dönüşümde bu döneme gelindiğinde, iş süreçlerindeki veri akışına insanın da dahil olmasıyla yeniden yapılanan bir iş dünyası ortaya çıkacak.

SAP Leonardo İnovasyon Portföyü

 SAP’nin Rönesans’ın ikonlarından Leonardo da Vinci’den ilham alarak oluşturduğu Nesnelerin İnternet’i portföyü SAP Leonardo, insanları, nesneleri ve süreçleri birleştiren çözümler sunuyor. SAP Leonardo, mevcut iş modellerini uçtan uca dijitalleştirmeyi değil, dijital olarak çalışan yepyeni iş modellerine geçişi hedefliyor. Yenilikçi bir IoT çözüm portföyüne sahip olan SAP, temel dijital uygulamaları uyarlanabilir uygulamalar ve büyük veri uygulamalarıyla genişletiyor. Bu sayede yeni iş süreçleri, yeni iş modelleri ve yeni iş kurulumları kolaylıkla tasarlanabiliyor.

IoT sayesinde makinelerin performansı gerçek zamanlı olarak takip edilirken, olası bozulma ve ekipman arızaları öngörülebiliyor. Üretim hattında geçmiş tarihli bilgiyi sensörlerden gelen veriyle karşılaştıran sistem, arızanın önceden tespit edilmesini sağlıyor. İnternete bağlı olan bu makineler, otomatik olarak servis talebi oluşturabiliyor ve bakım için zamanlama planlayabiliyor. Bu sayede bakım maliyetleri belirgin şekilde azalırken, servis süreçleri de hız kazanıyor ve üretim hattında vakit kaybı yaşanmıyor. İster uzaktan bakım, ister yedek parçaların tedariki olsun, Nesnelerin İnterneti sayesinde üretim hattı sorunsuz biçimde durmaksızın çalışmaya devam ediyor. Fabrika ve tesislerde yer alan araç, robot ya da forklift gibi hareketli varlıklardan oluşan filoların canlı telemetri ve sensör verilerini toplayan bağlantılı filolar (connected fleet), temel iş süreçlerine entegre çalışarak operatörler için servis ve güvenliği iyileştiriyor. Lojistik süreçlerin görünürlüğünü artıran çözüm, aynı zamanda son kullanıcılara sunulan hizmetin kalitesini de artırıyor.

 

Yarının İhtiyaçlarına Çözüm

 Ekonomik büyüme için riskin en aza indirilmesini sağlayan, daha verimli ve düşük maliyetli operasyonlar, ancak bağlantılı altyapı ile söz konusu olabiliyor. Fiziksel altyapı varlıklarına dahil olan sensör ve kontrol teknolojileri, BT sistemleri ve iş uygulamalarıyla birbirine SAP Leonardo üzerinden bağlandığında dijital dönüşüm hızlanıyor. Sensörler sayesinde gerçek zamanlı veri alınırken, bu verilerin analitik uygulamalarla iş süreçlerine entegre edilmesi ile birlikte gerçek zamanlı planlama yapmak mümkün hale geliyor. Öngörü yeteneği kazandıran SAP Leonardo, olası problemleri önlemek için gerekli durumlarda canlı müdahale etme fırsatı da sunuyor.

SAP Leonardo’nun inovasyon portföyünden faydalanarak yeni ürün ve hizmetler ile yerel pazarlarda, şehirlerde, kentsel ve kırsal çevrelerde büyümek kolaylaşıyor. Bağlantılı pazarlar ile yerel pazarda doğru anda yapılabilen inovasyon, üretim ve kurulum neticesinde, yarının ihtiyaçlarına çözüm üretiliyor.

 

 

Kaynak :”Endüstri 4.0 Üretimde Dönüşüm Dergisi”

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.